Mutfaklar, kantinler, restoranlar ve süpermarketler, 2000 m²’lik alanımızda neyin yetiştirileceğine karar verdiğimiz yerlerdir. Her alışverişimizde çiftçilere neyi, hangi kalitede üretmeleri gerektiği konusunda talimat veriyoruz. Her bir kaliteli malzeme, her salata, her ekmek, her sosis ve her paket cipsin yetiştirildiği ve dolayısıyla şekillendirdiği kendine özgü bir yeri vardır. Hazır ürünlerde ise bunlar genellikle birbirinden binlerce kilometre uzakta bulunan yerlerdir.
Avrupa’da, yoksul ya da zengin olsun, çoğu insan ne çok fazla ne de yanlış beslenmek gibi bir zorlukla karşı karşıyadır. Burada kişi başına (bebeklerden yaşlılara kadar) günlük yaklaşık 3500 kilokalori mevcuttur. [12] Her gün 3500 kilokalori tüketen ve ne performans sporuyla uğraşan, ne de ağır işlerde çalışan ya da emziren bir kişi, bir noktada hayati tehlike arz edecek düzeyde aşırı kilo alır. Afganistan’da ortalama 2200 kilokalori mevcut; bu, sağlıklı bir yaşam için zar zor yeterli [13]; Hindistan’da 2500, Çin’de ise 3400 ile bu miktar fazlasıyla yeterli. Yine de, dağıtımın adil olmaması nedeniyle bu ülkelerde milyonlarca insan açlık çekiyor. Yetersiz beslenme ve aşırı beslenme genellikle yan yana var oluyor. Dünya genelinde 3,1 milyar insan – yani nüfusun yüzde 42’si – maddi olarak sağlıklı beslenemiyor; Afrika’da bu oran yüzde 78’e kadar çıkıyor. [14]
Dünyanın çeşitli bölgelerinde kişi başına kaç kilogram bitkisel ve hayvansal kaynaklı gıda (süt ürünleri dahil) mevcuttur? [12]